14 Şubat Alternatif Ekonominin Tarihi Olmalı!

Belli başlı günlerde insanların satın alma eğilimleri artmakta veya arttırılmakta! Bunlardan biri “yeni yıl” kutlamaları. Bu tarihte sadece bireyler değil şirketler ve belediyeler de ciddi harcamalar yapmakta. Buna dikkat çekmek amacıyla “Yeni Yıl Tüketim Değil, Üretim ve Paylaşım Yılı Olmalı!” diyerek bir paylaşımda bulunmuştuk. O yazımızın devamı niteliğinde olan ikinci yazımızı ise “14 Şubat’ta sevdiklerimizle paylaştıklarımız üzerine” kaleme almak istedik.

Bugünlerde her mağazanın 14 Şubat’a özel indirimlerine muhakkak denk gelmişsinizdir.  Ana amaç daha az tüketmek hatta mümkünse tüketmemek olmalı. Fakat bizler bu günlerde sevdiklerimizle bir şeyler paylaşmak isteyebiliyoruz. İşte bu gibi günlerde sevdiklerimizle paylaşabileceğimiz, paylaştıkça da yereldeki üreticilerimiz başta olmak üzere destekleyebileceğimiz alternatif bir çağrı metni: 14 Şubat Alternatif Ekonominin Tarihi Olmalı!

14-a-1-subat-alternatif-ekonomi-nin-tarihi-olmalı-sevgililer-gunu-cevreci-etkinlikler-com

Temiz ve Yerel Gıdaların Paylaşımı

Yediklerinizin nerede, nasıl ve kim tarafından üretildiği konusunda bir fikriniz var mı? O gıda ürünlerinin genetik yapısındaki değişimlerin sağlığınıza olan etkilerini biliyor musunuz? Peki ya yaşamak için tükettiğiniz gıdaların yaşam alanlarınızı yok edebileceğini düşündünüz mü? Bu ve buna benzer soruların sayısını arttırmak mümkün. Ama cevrecietkinlikler.com olarak bize göre önemli olan bunların farkına vardıktan sonra ortaya çözüm önerilerinin de konulması. İşte size temiz gıdaya erişiminizi sağlayacak çeşitli oluşumlar:

Buğday Derneği 

Temiz gıdaya ulaşım ve destekleme  çalışmaları yürüten oluşumların başında gelen Buğday Derneği bu konuda yaptıkları çalışmalardan bazılarını şu şekilde özetliyor;

buğday derneği yüzde 100 ekolojik pazar

– Hiçbir aşamasında çevre ve insan sağlığına zarar vermeyen sürdürülebilir tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılması,

–  Geleneksel süreçteki üretimlerin korunması, sürdürülmesi,

– Yerleşimleri, üretim ve tüketimleri ile yaşamları doğayla uyum içinde olan insan topluluklarının varlıklarının sürdürülmelerine katkıda bulunulması,

–  Bu alanda yaşayan örneklerin desteklenmesi, yeni örnekler oluşturulması ve bu örneklerin sürdürülebilir hale gelmelerinin desteklenmesi insan gereksinimlerinin ekosistem döngülerine uyum içinde yeniden tanımlanması,

–  Doğal gereksinimlere denk düşen üretim ve tüketim modellerinin ve teknolojilerinin desteklenmesi ve uygulanması; bireyin doğa ve çevresi içerisinde yaşayabilmesi için bilgilendirilmesi ve becerilerini geliştirebilmesi amacıyla faaliyet alanları yaratılması, bilgi ve kültür alışverişini sağlayan turizm anlayışının geliştirilerek uygulanması yolunda projeler yürütüyoruz.

Bu süreçte sevdiklerinize birlikte yerel ve temiz ürünlere ulaşmak,  yerel üreticilerimizin ürettiği ürünleri paylaşmak ve üreticilerimizin bu süreçte neler yaptıklarını dinlemek adına Şişli, Kartal, Beylikdüzü, Bakırköy, Meram, Seferihisar, Kayseri Kocasinan ve Burhaniye‘deki  Buğday % 100 Ekolojik Pazar’ları ziyarete gidebilirsiniz.

Ekozel Organik Tarım Ürünleri

Kayısının anavatanı olan Malatya’da 1996 yılında Kürecik bucağına bağlı 1800 rakımlı bir dağ köyü olan Tataruşağı köyünde 28 dönüm arazi üzerinde endüstriyel tarıma karşı alternatif olarak atalarımızın yapmış olduğu sürdürebilinir geleneksel tarım yöntemlerini günümüzün bilimsel tarım tekniklerini sentezleyerek ekolojik kayısı üretimine başlayan ve sonrasında 2007 yılında şirketleşerek organik ürünlerini daha geniş kişilere ulaştırmaya başladı. Ekozel Organik Tarım Ürünleri’ne başta Şişli Organik Pazar olmak üzere İstanbul’daki Organik Pazar ve organik ürün satılan yerlerden ulaşabilirsiniz.

Ekozel Organik Tarım Ürünleri,

Ekozel organik ürünleri: Kuru Meyveler, Kuruyemiş, Kuru Sebze, Yayla Balı, Doğal Tuzlar

Komşu Kafe’de Organik Bir Akşam Yemeği

Tarlabaşı Göçmen Dayanışma Mutfağı’nda tanıştılar; ‘patronsuz, işçisiz, hiyerarşisiz hayat mümkün’ diyerek Kadıköy’de Komşu Kafe Kollektifi’ni açtılar. ‘Değerler’ sistemini sorguluyor ve ‘başka bir ekonomi ve yaşam mümkün’ diyorlar.

 Komşu Kafe’de Organik Bir Akşam Yemeği

İçeri girer girmez kuruluş amacındaki samimiyetin ve değerlerin yansımalarını hissetmemek mümkün değil. Paylaşarak çoğalmaya güzel bir örnek olan Komşu Kafe’nin sıcak ortamında sevdiklerinizle güzel bir gün geçirmek isteyenlerin uğrayabileceği türden.

Komşu Kafe Kollektifi’nde ‘müşteri- iş yeri’ ilişkisi yerine, daha katılımcı ve esnek bir ilişki modeli öneriyorlar. Burada herkes, kafeye müşteri olarak gelenler bile, mutfağa girip bir şeyler yapabiliyor. Dileyenin kitabını alıp bir köşeye çekilme özgürlüğü var elbette. Elinin hamuru ile herkesin mutfağa girdiği kafenin asıl sürprizi ise, fiyatları sizin, yani çay-kahve içip bir şeyler yemeye gelenlerin belirliyor olması.  Az verdin, çok verdin yok, hatta paranız yoksa önemli değil. ‘Gönlünüzden ne koparsa’ da kabul. Gönlünüzden kopanın ne olması gerektiği konusunda kafanız biraz karışmış ise size ‘önerilen fiyat’ listesi uzatıyorlar. Dilerseniz bu listede yazan rakamlara göre hesabınızı ödüyorsunuz. Belki içinizden ‘acaba bu da çok mu az oldu’’ diye geçirebilirsiniz ama üzülmeyin bir sonraki gelişinizde telafi etmek mümkün.

Ayrıntılı bilgi için Komşu Kafe ile ilgili T24’deki haberi okuyabilirsiniz.

Dipnot: Komşu Kafe ile Yel değirmeni İşgal Evi birbirlerine çok yakın. Yolu Komşu Kafe’ye düşenlerin bir arka sokağında olan İşgal Evi’ne uğramadan gitmeyin deriz!

Seferihisar Üretici Pazarları

Seferihisar adını sıkça duymaya başlamış olabilirsiniz ki bunu fazlasıyla hak eden bir ilçe. Ülkemizin ilk Sakin Şehri –CittaSlow- olan Seferihisar yerel gıdaları desteklenmesi adına birbirinden güzel projelere imza atıyor. Yerel üretim yapan üreticilerimize sadece kendi ürettiklerini satması şartıyla Sığacık Kaleici Pazarı‘nda ücretsiz ürünlerini paylaşması için imkan sağlıyor. Bu pazarın özelliği kendi bahçesinde açtığı baklavalarla, tatlılarla ve meyvelerini kendilerinin yetiştirip bunlardan birbirinden güzel reçeller yaparak kapısının önünde satma imkanı vermesi.

Üretilen bu ürünlerin sadece bölgesel kalmayıp bizim gibi farklı şehirlerde yaşayan insanlara ulaşması adına internet üzerinden de satışı yapılmakta. seferipazar.com adresinden ulaşabilirsiniz. Bizim önerimiz taş baskı yöntemiyle yapılan zeytinyağlarını kesin denemeniz. İşte diğer ürünler:

 Seferi Pazar - Seferihisar Üretici Pazarları

Üç Ürünlerde Toplanabilir

Üç Ürünlerde Toplanabilir

Köy Pazarı Ürünleri

Kooperatif ürünleri

Kadın emeği Ürünleri

Bal Erişte Ahşap El Ürünleri
Ekmek Reçel El Örgüsü Ürünleri
Meyve Sabun Keçe El Ürünleri
Ot Zeytin  
Peynir Zeytinyağı  
Sebze    
Turşu    
Yumurta    

Slowfood Hareketi

Slow Food 150′den fazla ülkede bulunan destekleyicileriyle iyi yemeğin zevkini topluma ve çevreye olan sorumlulukla bir araya getiren bir sivil toplum kuruluşudur. Kar amacı gütmeyen bir dernek olan Slow Food, 1989 yılında fast food ve hızlı yaşam tarzına, yerel geleneklerin yok oluşuna ve insanların ne yediklerine, yedikleri yemeğin nereden geldiğine, tadının nasıl olduğuna ve yaptıkları yemek tercihlerinin dünyanın kalanını nasıl etkilediğine dair ilgilerinin azalmasına karşı Carlo Petrini tarafından kurulmuş bir harekettir.

Ülkemizde de bunu destekleyip bu konuda çalışma yürüten farklı oluşumlar mevcut. Bu düşüncenin amacını ve yaptıkları çalışmaları yakından takip edip sürece dâhil olmak isterseniz  aşağıdaki oluşumlarla bağlantıya geçebilir en önemlisi de sevdiklerinizle bu deneyimleri paylaşabilirsiniz.

Slowfood

Slow Food Fikir Sahibi Damaklar

Slow Food Foça Zeytindalı

Slow Food Yağmur Böreği

Slow Food Samsun

Slow Food Anadolu

Yeryüzü Derneği

Yaşantımız sürdürmek için tükettiğimiz gıdalar her geçen gün hızla yapaylaşmakta ve içerisinden katkı maddeleri sebebiyle de sağlığımızı tehdit etmeye devam etmekte. Şehirde yaşayan bizler tükettiğimiz bu gıdalardan uzaklaşma yolu arayıp çoğu zaman çözüm önerisi bulamazken, Yeryüzü Derneği’nin Topluluk Destekli Tarım Projesi tam da aradığımız türden.

Yeryüzü Derneği

Yeryüzü Derneği Topluluk Destekli Tarım projesiyle “şehirde yaşayan insanların temiz gıdaya erişimi sağlanırken yereldeki üreticilerimizde desteklenmekte”. Ülkemizin farklı şehirlerindeki bu yerel üreticilerin ürettiği ekolojik ürünler, ayda bir gerçekleştirilen dağıtım günlerinde paylaştırılıyor. Bu dağıtımlarda yerel üreticiler desteklenirken, farklı şehirlerdeki üreticilerle de bir araya geliniyor. Bazen Skype üzerinden bazen de doğrudan üreticilerle bir araya gelinerek, ürettikleri ürünler hakkında ayrıntılı bilgi ediniliyor.

Sizlerde bu projeyi destekleyip sevdiklerinizle temiz gıdaları armağan edip bundan sonraki yaşantınızda da beraber destekleyebilirsiniz.

Ekoloji Yayıncılığı

Okumak… Bir çoğumuzun değişimindeki başlangıç noktası. Kimileri tesadüfen bir gazete bayisinde karşılaştığı EKOIQ Dergisi’yle birlikte okumakta olduğu “çevre mühendisliği”ni sorgulaya başlar (hangi meslek grubuna dahil olursanız okuduktan sonra sizde bir şeyleri sorgulamaya başlayabilirsiniz dikkatli olun!). Kimileri Vandana Shiva’nın Petrol Değil Toprak adlı kitabında, topraktan çıkan petrolün yaşantımızın her alanına nasıl sızdığını hayretle okur. Ve kimileriyse Ahmet Atıl Aşıcı & Ümit Şahin’in editörlüğünde çıkan Yeşil Ekonomi kitabı ile ekonomi kavramına farklı bir açıdan bakma şansı elde edinir.

Yaşantımızdaki sorunlara ayrı ayrı çözüm aramak yerine, belki de çözümü çevre-ekonomi ve toplumsal fayda ekseninde düşünmeye başlamak daha anlamlı olacaktır. Siz de sevdiklerinizin bu güzel değişime başlamasını istiyorsanız işte size 14 Şubat’ta armağan edebileceğiniz kitap ve dergiler…

EKOIQ

Dünya, tarihinin en büyük çevresel kriziyle karşı karşıya. Çalışma ve üretim biçimlerimizin, gündelik yaşam kültürümüzün ve tüketim kalıplarımızın sürdürülebilir olmadığını ve böyle devam edersek doğanın hassas dengelerinin bir daha düzelmemek üzere tamamen bozulacağını ne yazık ki kabul etmek zorundayız.

İnsanoğlu ve kızı bugün büyük bir kararın eşiğinde: Ya değişecek ya da mavi gezegendeki serüveni hiç arzu edilmeyen bir sona doğru ilerleyecek.

ekoiq surdurulebilirlik

Düşünme yeteneğiyle kendisini diğer canlılardan ayırt eden insana, bu karar anında yeni bir zekâ biçimi gerekli: Ekolojik Zekâ. Dünya üzerinde yaşamlar kurarken, kentler oluşturup kültürler inşa ederken kullandığı zekâsını, bugün yeni bir uygarlık için kullanmak zorunda.

Ocak 2010-Ağustos 2013 döneminde BZD Yayıncılık; 33. sayıya ulaştığı Kasım 2013 itibarıyla da EKOLOGOS Sürdürülebilirlik Yönetim ve İletişim Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından yayımlanan EKOIQ, iş dünyasından STK’lara, bilim insanlarından çocuklara kadar tüm bireylerin bir parçası olması gereken bu değişimin Türkiye’deki iletişim araçlarından biri olmayı hedefliyor.

MyClimate ile yaptığı anlaşma çerçevesindekarbon salımlarını denkleştirerek Türkiye’nin ilk karbon nötr dergisi olmayı başaran EKOIQ, Kasım 2013′le başlayan yeni döneminde ise karbon nötrlemeyi Climate Volunteers’la sürdürüyor.

Eğer sevdiklerinize EKOIQ armağan etmek isterseniz, Ocak 2010’dan beri yayınlanan EKOIQ’nun geçmiş 36 sayısını vermeniz/taşımanız zor olabilir! En iyisi abonelik hediye etmek sanırım…

Sinek Sekiz Yayınevi

Sinek Sekiz, sürdürülebilir yaşam, çevre, ekoloji konularında ilham verici kitaplar yayınlayan, küçük ve bağımsız bir yayınevidir. Sinek Sekiz Yayınevi yayınlanan kitaplar ise;

Sinek Sekiz Yayınevi

Sinek Sekiz Yayınevi Kitaplığı

Kitap Adı Yazarı
Ekoloji Cep Rehberi Ernest Callenbach
Slow Food Devrimi Carlo Petrini, Gigi Padovani
Permakültüre Giriş Bill Mollison
Ekoköyler Jonathan Dawson
İyilerin Yanında Vandana Shiva
Tohum Ve Gıdanın Geleceği Üzerine Manifestolar Vandana Shiva
Petrol Değil Toprak Vandana Shiva
Şehirdekiler İçin Sürdürülebilir Yaşam Rehberi Scott Kellog, Stacy Pettigrew

Yeni İnsan Yayınevi

“2007 yılı içinde yayın hayatına atılan yayınevimiz, bütün dünya için bir yıkım haline dönüşen ekolojik felaketlerin; felsefi, siyasi, kültürel nedenlerini irdelemek, bunların tarihsel köklerini ve eğitimle ilgili bağlarını açığa çıkarmak için bir ayna görevi yapmayı hedeflemektedir.

Yeni bir yüzyılın ilk çeyreğindeyiz ve insanlık yeni düşüncelere adım atmakta. Olan biten bu değişime, ancak eski ezberlerimizi bozarak, yeni düşüncelere zihnimizi açarak giriş yapabiliriz.

Yeni İnsan Yayınevi

İnsanlık, doğayla ilişkisini sorgulamak zorunda. Ya yeni bir birliktelik kuracak ya da devam etmekte olan ve kimin kazanacağı çok açık savaşa devam edecek. Bu yol ayrımında; farklı yayınlarla, okuyucuyla kurulacak yeni tarz birlikteliklerle Türkiye yayın hayatına yeni bir renk katmak niyetindeyiz” diyerek, kuruluş aşamasında bu yazıyı kaleme alıyor Yeni İnsan Ailesi… İşte size sevdiklerinize armağan etmek için önereceğimiz birbirinden güzel kitaplar!

Yeni İnsan Yayınevi Kitaplığı

Kitap Adı Yazar Adı
Ekoloji Serisi
Gölge İş Ivan Illich
Kişisel Karbon Ayak İzi Rehberi Devin Bahçeci
Nasıl Bir Organik Tarım? Tayfun Özkaya
Ekolojik Yaşam Rehberi Selen Aktar Özarslan
Rüzgârın Hikayesi Metin Atamer
Yaklaşan Küresel İklim Krizi H. Murat Filinte
Değiştirilen gen mi sen mi evren mi ? Şeminur Topal
Yeşil Politika Serisi
Organik Tarım Ötesi Hakan Ozan Erzincanlı
Yeşil Politika Derek Wall
Ekonominin Gerçek yüzü Philip Bartlett Smith ve Manfred Max-Neef
Yeşil Ekonomi Ahmet Atıl Aşıcı & Ümit Şahin
Ekolojik Anayasa Mahmut Boynudelik
Çernobil Halk Mahkemesi Umur Gürsoy

Ekolojik Tatil

Tatil, şehirde yaşayıp yoğun iş temposunda çalışan bizlerin yüzünü gülümseten bir kelime… Şehirlerde artan trafik dolayısıyla artan hava kirliliği, sofralarımıza her gün daha fazla girmeye başlayan endüstriyel gıdalar ve ait olduğumuz doğaya dönme isteği genellikle bizleri “artan yıldız sayılarına” sahip otellere sürüklemekte. Belki de başlangıçta yüzümüzü gülümseten “yapaylıktan” kaçma isteği bizi bir başka “yapay” ortama taşımakta. Peki, sevdiklerimizle birlikte mutlu olmak ve bu gidişe dur demek ister misiniz? Buyurun ülkemizde sevdiklerinizle birlikte güzel vakit geçireceğiniz alternatif tatil önerilerimiz…

Sakin Şehirlerimizi Ziyarete Gitmek

İtalyanca Citta (Şehir) ve İngilizce Slow (Yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow kelimesi, Sakin Şehir anlamında kullanılmaktadır. Cittaslow Ağı, küreselleşmenin şehirlerin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için Slow Food hareketinden ortaya çıkmış bir kentler birliğidir. Küreselleşmenin yarattığı homojen mekanlardan biri olmak istemeyen, ye­rel kimliğini ve özelliklerini koruyarak dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı bir birliktir.

 Citta Slow’lara tatiller yapmak

Türkiye’de Cittaslow hareketi Seferihisar’ın 28 Kasım 2009 tarihinde Cittaslow olmasıyla resmi olarak kurulmuştur. Yavaş hareketinin Türkiye’de yaygınlaşması için yapılan çalışmalar sonucunda 2010 yılında Akyaka, Yenipazar, Gökçeada ve Taraklı kentleri Cittaslow olmak için çalışmalara başlamıştır. 24 Haziran 2011 tarihinde Polonya’da düzenlenen Cittaslow Uluslararası Kongresinde Cittaslow olarak ilan edilen kentlerle birlikte Türkiye’deki Cittaslow sayısı beşe çıkmıştır ve Türkiye’de Cittaslow Ulusal Ağı kurulmuştur.

Kentlerin kendi özelliklerini ve yapılarını korumalarını, yerel ürünlerine, sanatlarına ve yemeklerine sahip çıkmalarını öngören Cittaslow hareketi doğaya zarar vermeden de kentlerin gelişebileceğini savunmaktadır. Çok farklı ve geniş bir coğrafyaya sahip aynı zamanda tarihte çok farklı kültürlere ev sahipliği yapmış bir ülkede Cittaslow olabilecek belki de yüzlerce kent vardır. Bu kentlerin Cittaslow olması o yöredeki yerel yemeklerin, ürünlerin, zanaatlerin, mimari yapının, doğanın korunması aynı zamanda bu kentlerin kalkınması anlamına gelecektir. Türkiye’deki “Sakin Şehir” sayısını artması sahip olduğumuz değerlerin geleceğe taşınabilmesi anlamına gelecektir.

Türkiye’deki sakin şehirler

Akyaka, Muğla

Gökçeada, Çanakkale

Seferihisar, İzmir

Taraklı, Sakarya

Yenipazar, Aydın

Yalvaç, Isparta

Perşembe, Ordu

Vize, Kırklareli

Halfeti, Şanlıurfa

Ekoköyler ve Permakültür Çiftlikleri

Hem tatil yapmak hem temiz gıdaya erişmek hem de bu süreçteki felsefeyi anlamak isteyenler için birebir yerler, ekoköyler ve permakültür çiftlikleri. Sevdiklerinizle birlikte bu güzel yaşam alanlarını deneyimlemeniz bundan sonraki yaşantınızı güzelleştirecektir.

 Ekoköyler ve permakültür çiftlikleri

Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü

Permakültür kavramının isim babası Bill Mollison, Permakültür: Bir Tasarımcı Elkitabı adlı eserinde permakültürü şöyle tanımlar: Permakültür, doğal ekosistemlerin çeşitliliğine, istikrarına ve esnekliğine sahip olan tarımsal olarak üretken ekosistemlerin bilinçli tasarımı ve bakımlarının sağlanmasıdır. Üzerinde yaşayan insanlar ile arazinin, gıda, enerji, barınak ve diğer maddi ve manevi ihtiyaçları sürdürülebilir bir şekilde karşılayan ahenkli bütünleşmeleridir. Sürdürülebilir tarım olmaksızın istikrarlı bir sosyal düzen mümkün değildir.

Permakültür, sürdürülebilir insan yerleşimleri kurgulayabilmemizi sağlayan bütünsel bir tasarım bilimidir. Bill Mollison permakültürün etik ilkelerini şöyle sıralamaktadır:

– Yeryüzüne Özen Gösterme; bütün yaşam sistemlerinin, canlı cansız bütün varlıkların devamı ve çoğalması için gerekli koşulları sağlama.
– İnsanlara Özen Gösterme; insanların gıda, barınak, eğitim, tatmin edici iş ve keyifli insan ilişkilerine sahip olarak sağlıklı bir şekilde varolmaları için gerekli kaynaklara ulaşmalarını sağlama.
– Nüfus ve Tüketime Sınır Getirme; kendi ihtiyaçlarımızı kontrol altına alarak yukarıdaki ilkeleri desteklemek için kaynak ayırabiliriz. Zaman, para veya enerji cinsinden olabilecek bu kaynakları birinci ve ikinci ilkelerin gerçekleştirilmesinde kullanabiliriz.

Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü, bir tasarım bilimi olan permakültürün Türkiye’de tanınması ve uygulamaların yaygınlaşması için çalışmak üzere kurulmuştur.

Enstitü faaliyet alanı kapsamında, permakültür ve içerdiği konularla ilgili kurslar düzenlemek önemli bir yer tutmaktadır. İki günlük Permakültüre Giriş kurslarından, iki haftalık Permakültür Tasarım Sertifikası kursuna kadar farklı süre ve içerikte düzenlenen olan bu kurslarda, Türkiye’de ve uluslararası danışmanlıklar çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz uygulamalardan örnekler veriliyor.  Bu sayede öğrencilere kurslarda anlatılan sistem tasarımlarının farklı evrim aşamalarındaki durumlarını gösterebilmek mümkün olmaktadır. Ayrıca, öğrencilerimizin  stajyer olarak enstitüde daha uzun bir zaman kalıp çalışmaları durumunda bu sistemlerin farklı evre ve noktalarında pratik deneyim kazanma şansları olacaktır.

Kurslar dışında, Enstitü’nün diğer faaliyet alanları şunlardır:

– Ekosistemik tasarım uygulamaları yapmak;

– Tarımda, ormancılıkta, mimarlıkta ve enerji üretiminde sürdürülebilir yöntem ve teknikleri denemek, örneklemek;

– Bu alanlarda oluşturulan birikim ve deneyimi, konferanslar, seminerler ve yayın yoluyla paylaşmak, yaşadığımız yerlerin sürdürülebilir yerleşimlere dönüştürülmesi konusundaki girişimleri desteklemektir.

Enstitü, dünyanın çeşitli yerlerindeki Permakültür Araştırma Enstitüleriyle bağlantı halindedir. Bu ilişkinin niteliği “Permakültür Master Planı” başlıklı video tanıtımında açıklanmaktadır.

Permakültür ilkelerini uygulayan çeşitli Ekoköyler ve Permakültür Çiftliklerimiz mevcuttur. Sizlerde sevdiklerinizle birlikte buraları ziyarete giderek uygulanan yöntemleri ve bu yöntemler sonrasında yaşan değişimleri deneyimleyebilirsiniz. Buralarda tatil yapma imkanı ve günlük iş süreçlerinde oradaki dostlarımıza yardım edebilirsiniz tabi ki öncesinde onlarla irtibata geçerek müsait olup olmadıklarını öğrenmek şartıyla.

İşte ülkemizdeki bu güzel yerlere örnek:

 Bursa Permakültür Kolektifi
Permakültür Çanakkale
Kızıltepe Permakültür Çiftliği
Marmariç Ekolojik Yaşam Derneği
Bayramiç Yeniköy
Dedetepe Ekolojik Çiftliği
TaTuTa Çiftlikleri

Permakültür  Eğitimleri Almak

Permakültür çiftliklerini ziyaret edememenize rağmen “permakültür” hakkında ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü’nü takip ederek gerçekleştirilen permakültür eğitimlerine katılabilirsiniz.

Hatta bu etkinliklerden birini 8-9 Mart 2014 tarihinde İstanbul Permakültür Kolektifi katkılarıyla gerçekleştirecek. 14 Şubat dolayısıyla sevdiklerinize bu eğitimi armağan etmeniz ve hatta bu eğitime birlikte katılmanız ilişkinizin sürdürülebilirliği açısından da önemli olacaktır!

İstanbul Permakültür Kolektifinin cevrecietkinlikler.com olarak yeri biraz farklı… Şuana kadar etkinlik bazında bu kadar aktif çalışan/emek harcayan başka bir oluşuma denk gelmedik. Neredeyse her hafta sonunda minumum iki etkinlik gerçekleştiriyor. Bu etkinliklerin kiminde permakültür eğitimi alırken, bir başkasında kendi kendine yeterli toplum bireyleri olmak için reçel yapabilirsiniz veya bir etkinliğinde kompost yaparken başka bir etkinliğinde çocukların tohum topu yaptığını görebilirsiniz. Ne demek istediğimizi daha iyi anlamak adına gelin onların etkinlik takvimlerine bakmanızı öneririz.

İstanbul Permakültür Kolektifi

İstanbul Permakültür Kolektifi, yolları permakültür ile kesişen iki arkadaşın ortak hayali üzerine Şubat 2013′te kurulmuştur.   Hedefleri arasında İstanbul’da yaşayanlara permakültürün ne olduğunu anlatmak, permakültür ve kapsamakta olduğu konular üzerine film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler hazırlamak ve kentli insanın toprakla, sürdürülebilir yaşamla tanışıklığını, bağlarını kuvvetlendirmek vardır. Amaçlarını da şöyle özetliyorlar;

Günümüz kentlerinde insanın doğa ile bağları yavaş yavaş kopmakta, günden güne uzaklaşmaktadır. Oysa doğa, bizim büyük öğretmenimizdir. Hayata, soluduğumuz havaya, üzerinde yaşadığımız toprağa can katan doğadır. Biz ona dokunmadığımız sürece, kendi kendisini devam ettiren, yaşatan, üzerindeki canlıları besleyen bir yapısı vardır. Yaşam şartlarımızı ne kadar ona yakın, onunla dost kurarsak, o kadar çok bizimle etkileşimde bulunur, bize kazanç sağlar. Bunu unuttuğumuz an ise sorunlar başlar. O yüzden, bizlerin amacı da doğa ile uyumlu yerleşim sistemleri kurabilmek, bu sistemlerin parçası olabilmektir.

Dedemin Örgüleri
Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Yenikaraağaç köyü. Halkın taktığı isim ise Çorapçılar Köyü. Bambaşka bir hikâyesi var köyün. 1923 yılında Yunanistan’dan gelen mübadillerin yerleştiği yeşil bir cennet orası. Savaşın korkusu, kalıntıları, memleket özlemi ve yanlarında getirdikleri bir kültür ile gelmişler, yerleşmişler.

dedemin örgüleri

Yüzyılı aşkın süredir var olan, günümüzde tozlanmış ve ilgi görmeyen ve kadınların yanında erkeklerinde ördüğü “Drama Çorabı” kültürünün varlığının devamını ve kültür içinde var olan yerel üreticiye ek gelir sağlamayı amaçlar. Sizde soğuk kış günlerinde sevdiklerinizin ısınmasını Dedemin Örgüleri’ni destekleyerek sağlayabilirsiniz.

Drama Çorabı, Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Yenikaraağaç Köyü sakinlerince yüzyıllardır örülmektedir. Dedemin Örgüleri’ne destek olmak için çorapları satın alabilirsiniz.
Ateş Serisi Ürünleri: Düz – 10 TL, Desenli – 15 TL, Su Serisi Ürünleri, Desenli Çetik – 15 TL
* Kargo ücreti alıcıya aittir.
* 5 çift çorap ve üzeri alışverişlerinizde kargo Dedemin Örgüleri’nden.

https://www.facebook.com/dedeminorguleri

 

Kır Çocukları

Kır Çocukları, Tahtacıörencik köyünde doğayla uyumlu yaşam ve üretim pratiklerini uygulamaya ve yaygınlaştırmaya çalışan bir grup. Küçük ölçekli aile çiftçiliği, doğal tarım, permakültür, doğa koruma, toplum destekli üretim, barışçıl iletişim, armağan ekonomisi gibi alanlarda tekrarlanabilir modeller oluşturmaya çalışıyor.

Kır Çocukları

Doğal ürünlerimiz

Kır Çocukları ekibi olarak Tahtacıörencik Köyü’ndeki çalışmalarımızı desteklemek için küçük çaplı doğal üretimler yapıyor.

Kır Çocukları’ndan Alabileceğiniz Doğal Ürünler

Doğal merhemler

Kır Çocukları’ndan Alabileceğiniz Doğal Merhemler

Mürver merhemi Civanperçemi merhemi Yabani gül çiçeği merhemi
Sarı kantaron merhemi Hodan-Aynısafa merhemi Papatya (koyungözü) merhemi
Aynısafa merhemi Kokulu yonca merhemi Kırmızı yonca merhemi
Mürver çiçeği merhemi Sinirliot merhemi

Sabunlar

Kır Çocukları’ndan Alabileceğiniz Doğal Sabunlar

Sade sabun Aspir-tuz sabunu Çikobar sabun
Sarı kantaronlu sabun Hindistan Cevizli Sabun

Saç bakım yağı, Soğuk pres aspir yağı, Kış iksiri, Sıvı propolis, Marmelatlar

Sipariş formu

Doğal ürünlerimizle ilgili bilgileri aşağıda bulabilirsiniz. Ürünleri Ankara içine veya dışına alıcı ödemeli kargoyla gönderebiliyoruz. Siparişleriniz için aşağıda bağlantısı verilen sipariş formunu kullanabilirsiniz. Siparişiniz ulaştığında en yakın zamanda sizinle temas kuracağız. Sorularınız için kircocuklari@gmail.com adresine bir e-posta yazabilirsiniz. Takası tercih edenler veya ürünlere ihtiyacı olup maddi durumu elverişli olmayanlar Kır Çocukları’yla bağlantıya geçebilir.

Aşk Üzerine Sohbetler bi’kafalar’dan…

bikafalar.com… Biz onları tesadüfen kuruluş aşamasında tanıdık ve o günden beri yakın takipçisiyiz. Onların da bizim çevre konusundaki kaygılarımız gibi kaygılarının olması, onları hep farklı kıldı. Bu kaygıların temelinde inmek ve bizlere farklı açılardan bakış açısı sunmak adına birbirinden değerli videolar hazırlıyorlar. Biz bu videoların birçoğunu defalarca izledik ve tekrar tekrar da izlemeye devam edeceğiz.

bi kafalar

Hazırlamış olduğumuz bu çağrı metnimizde onları ve değerli çalışmalarından bir kaçını sizlerle tanıştırmak istedik. Ekoloji temelli olan yazımıza son vermeden önce bi’kafalar’ın Aşk üzerine hazırlamış olduğu videoları izlemenizi öneririz… İşte bi’kafalar’ın konuklarıyla AŞK’ı konuştuğu röportajlar:

Mehmet Güreli: “Bu bir girdap!”

Murat Ertel: “Aşk dışında bir şey yok mu?”

Güven Akgün: “Evlilik; söz vermek değil söz almaktır.”

Şirin Soysal: “Sevgi dediğin sonsuzluktur.”

Özen Yula: “Yanlış severek büyütüyorlar bizi.”

Berrin Karakaş:  “Aşk rahatsız edicidir.”

Rabarba Ekibi Özel Program

Yazımızı paylaşmadan önce Yeşilist‘in bizimle benzer bir paylaşımda bulunduğunu görüp size haber verelim dedik:

Çevre kahramanlarına yaraşır 8 Sevgililer Günü hediyesi

Küçük Bir Rica: Yukarıda yerel üreticilerimizin ürettiği ürünlerin desteklenerek bu süreçlerinin sürdürülebilir kılınması, ekoloji yayıncılığı yapan dostlarımızın yayınlarının desteklenerek ekoloji yayıncılığının artarak devam etmesi ve eko turizm ile permakültür’ün desteklenerek mevcut yerel dokularımızın korunarak gelecek nesillere aktarılması hedeflenmekte. Bunun ne kadarını yansıttığımız elbette sorgulanabilir ve sorgulanmalı da. Bunun için görüş ve önerilerinizi cevrecietkinlikler@outlook.com adresine gönderebilirsiniz. Sizden ricamız ise yukarıdaki dostlarımızın yaptıklarının çok daha fazla insana ulaşması için bu yazıyı sevdiklerinizle paylaşmanız. Bizleri güçlü kılan ise yaptıklarımızın sizin tarafından paylaşılması…