Gezi Ruhu Ekoloji ve Kentlerin Sürdürülebilirliği

Yunus Aran Konferansları 50. Buluşması Prof.Dr. Ali Cengizkan’ın “Gezi Ruhu Ekoloji ve Kentlerin Sürdürülebilirliği” temalı konuşması ile  25 Aralık 2013, saat: 14.30, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi  Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleşiyor. Etkinliğin çağrı metni ise;

Gezi Ruhu Ekoloji ve Kentlerin Sürdürülebilirliği

Mimar Sinan Üniversitesi 1999 Mimarlık Bölümü mezunu mimar Yunus Aran’ın anısını yaşatmak, mimarlık fakültesi öğrencilerinin birikimlerine katkıda bulunmak için ve mesleki kariyerlerini mimarlık alanıyla kesiştiren farklı disiplinlerden konuşmacıların katılımıyla 2001 yılından bu yana her yıl düzenli olarak Yunus Aran Birlikteliği ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen Yunus Aran Konferansları’nın 50. konuğu, Prof.Dr. Ali Cengizkan olacak. Konferans Mimar Sinan Üniversitesi Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda 25 Aralık 2013 Çarşamba günü saat 14.30’da izlenebilir. Konferansa giriş ücretsizdir. 

2013 yılı Mayıs ayı sonundan beri Türkiye’nin geçirdiği deneyimler, hem Anadolu toprağı insanının gerçeğine çekiyor bizi, hem de on yıllardır birikmekte olan, ancak akacak bir yatak bulamayan oluşumların önündeki engellerin nasıl unufak olduğuna tanıklık ediyor. Taksim Gezi Parkı’na, uzun ve şeklî tutulan koruma süreçleri sonunda, bu süreçlerde alınan kararlara bile uymak gereği duyulmadan yerel ve merkezi otoritenin işbirliği içinde gerçekleştirdiği ‘saldırı’ kamuoyunun gözü önünde sahnelenirken, basın ve medyanın konuya gözlerini ve duyargalarını kapatması, Türkiye açısından bardağı taşıran son damla oldu. İzleyen bir buçuk ay boyunca ‘işgal’ edilen Taksim Meydanı ve Gezi Parkı, ülke genelinde de destek ve katkı arayışlarıyla yaygınlaşarak genişledi. Haziran 2013’te medyada yer alan katılımın 2,5 milyon kişinin üzerinde olduğu kayda geçip merkezi otorite tarafından küçümsenirken, Kasım 2013 içinde bu rakamın 3,5 milyon kişinin üzerinde olduğu saptaması aynı çevrelerce kabul görmeye başladı.

Konuşma, izleyicileri çok hızlı biçimde Gezi Parkı olaylarının ortamı ve koşullarını hatırlamaya davet ediyor; olayların kapsamı, zenginliği ve çok boyutluluğu, sürekli ve her yerde mekân, mekansâllık, ‘yer’ kavramı, ‘yer’ ve ‘mekân’ ilişkisi, kamusallık kavramları üzerinden, mimarlık, tasarım, planlama ve kent yönetimi alanlarında yeniden ve yeniden beliren ‘yeni görev alanları’ ile tanıştırmayı hedefliyor.

Kaynak